Aracınızı anında satın, paranızı nakit alın!

Yeni Nesil Sürücüsüz Araç Teknolojisi

Laboratuvar prototiplerinden gündelik bir gerçekliğe hızla geçen sürücüsüz araçlar açısından 2018 yılı, çarpıcı atılımlar ve trajik başarısızlıklarıyla önemli bir yıldı. Endüstrinin önde gelen isimlerine göre son günlerde adından sıkça söz ettiren otonom (insansız) araçların hâlâ gidecek çok yolu var.

Geçtiğimiz mart ayında Uber, bir Uber test aracının bir yayaya çarparak öldürmesi üzerine test faaliyetlerine ani bir şekilde ara vermek zorunda kaldı. Aynı ay, bir Tesla müşterisi Autopilot'un etkin olduğu Model X arabasını beton şerit ayırıcıya çarparak hayatını kaybetti. Otonom araçlar hakkındaki en büyük hayal kırıklığı ise aralık ayındaki Waymo One lansmanı oldu. Dünyanın en gelişmiş otomatik sürüş teknolojisine sahip olan Waymo'dan tamamen sürücüsüz bir araç beklenirken, son derece dar bir müşteri tabanı ile Waymo One gibi yarı otonom aracını piyasaya sürdü. Bu adım, birçok uzmana göre şirketin büyük çaplı bir ticari dağıtım için henüz hazır olmadığını gösterdi.

Bununla birlikte birçok şirket 2019'da çeşitli seviyedeki özerk otomobillerin piyasaya sürüleceğini duyurdu. Taksi hizmetleri dışında teslimat gibi daha sınırlı hizmetler için tasarlanan Nuro gibi özerk otomobiller, düşük hızları ile kamuya açık yollarda kullanılmaya başlandı.

Sürücüsüz Araç Teknolojisi, Otonom Araç Nedir?

Google, Uber, Tesla, Nissan ve diğer büyük otomobil üreticileri ve teknoloji şirketleri tarafından geliştirilen, özerk veya “sürücüsüz” arabalar olarak da bilinen teknoloji; aracı kontrol etmek, gezinmek ve sürmek için çeşitli sensörleri ve yazılımı bir araya getirir.

Yeni nesil sürücüsüz araç teknolojileri, tamamen özerk araçlardan, çeşitli miktarlarda kendi kendine otomasyona sahip arabalara, fren ve şerit yardımı olan geleneksel araçlardan otonom sürüş prototiplerine kadar geniş bir yelpazeye sahiptir.

Farklı otomobiller farklı seviyelerde kendi kendine sürüş yeteneğine sahip olabilir. Sürüş seviyesi araştırmacılar tarafından genellikle 0-5 arasındaki bir ölçekle tanımlanır.

  • Seviye 0 : Tüm büyük sistemler insanlar tarafından kontrol edilir
  • Seviye 1: Seyir kontrolü veya otomatik frenleme gibi belirli sistemler, birer birer otomobil tarafından kontrol edilebilir
  • Seviye 2: Otomobil, hızlanma ve direksiyon gibi aynı anda en az iki otomatik fonksiyon sunar, ancak güvenli çalışma için insan müdahalesi gerektirir
  • Seviye 3: Otomobil belirli güvenlik koşullarında tüm kritik güvenlik fonksiyonlarını yönetebilir, ancak sürücünün uyarıldığında sistemi devralması beklenir.
  • Seviye 4: Bazı sürüş senaryolarında, otomobil tamamen özerk çalışabilir.
  • Seviye 5: Araba her durumda tamamen kendi kendine sürüş yeteneğine sahiptir

Hala başlangıç ​​aşamasında olmasına rağmen, kendi kendine sürüş teknolojisinin ulaşım sistemini kökten değiştirebileceği öngörülüyor. Otomobil üreticilerinin ve teknoloji şirketlerinin tahminlerine dayanarak, 5. seviye kendi kendine sürüş arabaları önümüzdeki birkaç yıl içinde satışa sunulabilir.

Otonom arabalar nasıl çalışır?

Tasarım detayları değişmekle birlikte çoğu kendi kendine sürüş sistemi, radar gibi geniş bir sensör dizisine dayanarak çevrelerinin iç haritasını oluşturur. Uber’in kendi kendini süren prototipleri, iç haritalarını oluşturmak için diğer sensörlerle birlikte altmış dört lazer ışını kullanır. Google’ın prototiplerinde ise çeşitli aşamalarda lazerler, radarlar, yüksek güçlü kameralar ve sonar kullanılır.

Yazılım daha sonra bu girdileri işler, bir yol çizer ve hızlanmayı, frenlemeyi ve yönlendirmeyi kontrol eden aracın “aktüatörlerine” talimatlar gönderir. Kodlanmış kurallar, engellerden kaçınma algoritmaları, öngörücü modelleme ve “akıllı” nesne ayrımcılığı  (bir bisiklet ile bir motosiklet arasındaki farkı bilmek) gibi özellikler, yazılımın trafik kurallarını izlemesine ve engelleri aşmasına yardımcı olur.

Yeni nesil sürücüsüz araç teknolojisinin maliyeti ve faydaları hala büyük ölçüde varsayımsaldır. Sürücüleri, ekonomiyi, çevreyi ve halk sağlığını nasıl etkileyeceğini tam olarak değerlendirmek için daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulmaktadır.

Güvenlik  bu alandaki diğer bir sorundur. Kendi kendini süren araçlar, varsayımsal olarak kazalara bağlı can kaybını azaltabilir. Yapay zeka tabanlı yazılımlar, insanlardan daha az hataya eğilimli olabilir. Bununla birlikte ağa bağlı olarak çalışan bu araçların beraberinde getirdiği siber güvenlik açıkları hala temel bir endişe kaynağıdır.

İlginizi çekebilecek haberler

otomag

Grup B, Bir Ralli Efsanesi

31.07.2018
otomag

Geçmişin Kaslı Makineleri: Muscle Cars

18.04.2018
otomag

Michelin’den yeni nesil lastik

03.10.2015
Popüler Hizmetler
© 2026 otoplus, Tüm Hakları Saklıdır